Hıristiyanlığın mukaddes kitapları incillerdir. Yunanca "evangelion"
kelimesinden gelen incil, "müjde, iyi haber" anlamlarını
ifade eder. (15) incil kelimesinin bu açıklamasına
dayanarak ilk dönem Hıristiyanları, isa'nın gelişini,
insanları kötülük ve günahtan kurtararak selamete
ulaştırmak manasında yorumlamışlardır.
Bugün Hıristiyanların ellerinde bulunan Yeni
Ahit, 4 incil (16) ile 23 küçük kitabın birleşmesinden
meydana gelmiştir; hepsi 27 kitaptır. Bu kitapların hemen
tamamı II. yüzyıldan sonra yayılmıştır, Yunanca'dır.
Hıristiyanlar bu kitapların Havarilerden geldiğini ve
doğru olduğunu kabul ederler. Bununla beraber incillerin
isa'nın eseri olmadığını, ihtiyaç duyuldukça sonradan
yayıldığını, isa'nın düşüncelerini yansıtmadığını iddia
edenler de vardır.
Hıristiyan dinî literatüründe kilisenin sahih
kabul ettiği incil metinlerine "kanonik", sahih kabul
edilmeyen incil metinlerine de "apokrif" denir. (17)
Apokrif metinler üzerinde gerek ilâhiyatçıların, gerek
mezhepler tarihi uzmanlarının tartışmaları hâlâ bitmiş
değildir. inciller arasında bir takım ayrılıklar
bulunmakla beraber ilk üç incil (Matta, Markos, Luka)'de
bazı benzerlikler tesbit etmek mümkündür. Aralarındaki
şekil ve konu berzerliğinden dolayı bunlara "Sinoptik"
inciller denir. (18) Nitekim, mucizeler ve isa'nın
hayatına dair olayların anlatımına Sinoptik inciller
oldukça açık benzerlikler sergilemekte, her üçü de ortak
şifahî kaynağa dayanmaktadır. Bu inciller edebî yönden
birbirlerine bağlıdır. Yuhanna incili ise anlattığı
olayların tefsirine daha fazla önem verdiği için
"sembolik" bir anlam taşır.
Hıristiyan ilâhiyatçılardan bazılarına göre
isa'ya ilk inanan Havarilerden dördü, sonradan O'nun
sözlerini toplayarak birer incil meydana getirmişlerdir.
ilk dört incil (19)'den en eskisinin Markos olduğuna kesin
gözüyle bakılmaktadır. ilk inciller genellikle ibranca ve
Yunanca yazılmış, Orta çağ boyunca da Latince'sinden
okunmuştur.
Bir diğer açıdan Hıristiyanlar, isa'nın kanun
ve öğretilerini içine alan kitapların tamamına incil adını
vermektedirler.(20) Hıristiyanların kabul ettikleri bir
sınıflandırmaya göre 27 kitaptan meydana gelen Ahd-i Cedid
iki bölümdür:
1- Tarihi inciller (1-4 kitap),
2- Talimi inciller (5-27 kitap).
Günümüz Hıristiyan
Mezhepleri
Hıristiyanlık'ta mezheplerin teşekkülünü, isa'nın
dünyadan ayrılmasından hemen sonra O'nun dinine giren
Pavlus'la isa'nın cemaati arasındaki ihtilâflara bağlayan
görüş daha ağır basmaktadır. Gerçektende Pavlus'un
Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra O'nunla isa'nın
cemaati arasında çıkan ihtilâflar onların kısa zamanda
ikiye bölünmelerine sebep olmuştur.
Bir başka açıdan mezheplerin doğmasını, inanç,
ayin vb. konulardaki ihtilâflarla, XI. yüzyılda Doğu-Batı
Kiliseleri'nin birbirinden kopmasına, hatta reform
hareketlerine bağlayan görüşü benimseyenler de
bulunmaktadır. Burada kiliseler arasındaki ihtilâflardan
çok, halen günümüzde varlığını sürdüren belli başlı üç
Hıristiyan mezhebinden (Katolik, Ortodoks, Protestan) ana
hatlarıyla söz edilecektir.
1-Katolik Mezhebi
Bir diğer adı Roma
Katolik Kilisesi olan Katolik Mezhebi, Hıristiyan
dünyasının en büyük ve en köklü mezhebidir. inançlarına
göre bu mezhebi, havarilerin ilki olan Petrus kurmuştur.
(28) O aynı zamanda isa'nın vekilidir. Petrus'tan sonra
gelen papalar da Petrus'un vekili sayılırlar. Böylece Papa
ruhanî reis sıfatıyla isa'nın yeryüzündeki temsilcisidir.
1870 yılında toplanan Vatikan Ruhani Meclisi Papa'nın
yanılmazlığını ilân etmiştir. (29) Katolik Mezhebi'nde
ruhban sınıfı aşağıdan yukarıya rahip, piskopos , kardinal
ve papa şeklinde hiyerarşik bir yapıya sahiptir. Katolik
Mezhebi'nin başlıca özellikleri şunlardır:
1-Papa dinî başkandır, isa'nın vekili,
Petrus'un halefidir.
2-Papa yanılmaz bir otoritedir. Roma diğer
kiliselerin hepsinden üstündür.
3-Ruhu'l-Kuds tarafından idare edilen Roma
Kilisesi evrenseldir.
4-Ruhu'l-Kuds, Baba ve Oğul'dan çıkmıştır.
5-isa hem ilâhî, hem insanî tabiata sahiptir.
6-isa da, Meryem de günahsızdır, aslî suçtan
uzaktır. Meryem, Tanrı yanında şefaatte bulunabilir. O,
göğe yükselmiştir. (30)
7-Azizler de Tanrı katında sözcü olur,
şefaatte bulunabilir.
8-insan aslî günah içindedir. Buna karşılık
kötülüğe meyletmek günah değildir, günaha sevkeder. Günah
çıkarma çok önemlidir. Bunun, günah çıkarma hücresinde
papaza itiraf şeklinde olması gerekir. (31)
9- Sakramentler yedi tanedir. Ruhban zümresi
evlenemez. Onların dışındaki evlenenler de boşanamaz.
Boşandıktan sonra evlenmek zina sayılır.
10-Yirmi Konsil'in aldığı kararlar kabul
edilir.
11-Cuma günü et ve yağlı yiyecek yemek
yasaktır.
12- Son hüküm gününü, cenneti, cehennemi ve
Araf'ı kabul ederler.
13- Geleneklere bağlı kalmak lâzımdır.
14-Ayin dili Latince'dir. 1965'deki II.
Vatikan Konsili'nde değişik dillerde de ayin yapılmasına
izin verilmiştir. (32)
Katolik Mezhebi'nde papazların başlıca
görevleri, vaftiz, tövbe, çile, günah çıkartma, ahilere
yağ sürme, evlenme vb. takdis törenlerini yönetmektir.
(33) Temelde aynı inançları paylaşmakla beraber,
ayrıntılara ait konularda Katolik Mezhebi'nden ayrılarak
ortaya çıkan bazı küçük mezhepler vardır:
1- Keldani Mezhebi
2- Ermeni Mezhebi
3- Süryani Mezhebi
4- Maruni Mezhebi
5- Kıpti Mezhebi.
2-Ortodoks Mezhebi
Yunanca'da Ortodoks " Doğru
görüş, inanç ve doğru itiraf" anlamına gelir. Bu mezhebin
Dinler Tarihindeki diğer isimleri şunlardır: Doğunun
Ortodoks, Katolik ve Apostolik Kilisesi, Ortodoks Doğu
Kilisesi, Doğu Kilisesi, Ortodoks Kilisesi ve Rum Ortodoks
Kilisesi. (34) Ortodoks Kilisesi'nin Katolik Kilisesi'nden
1054 yılında (35) kesin olarak ayrılmasında (36) dinî ve
siyasî birtakım sebeblerin büyük rolü olmuştur:
1- Katolik Kilisesi'nin müşrikler arasında
dini yaymak için bazı tavizler vermesi.
2- Roma'nın itirazına rağmen imparatorluk
merkezinin istanbul olması.
3- Batı Roma Devleti'nin yıkılmasından sonra
ortaya çıkan otorite boşluğunu Papalığın doldurmak
istemesi.
inanç ve ayinler bakımından Ortodoks
Kiliseleri bazı siyasî ve idarî sebeblerden dolayı
birbirinden ayrılmıştır:
a-1054'deki Doğu-Batı ayrılığından sonra
Ortodoksluğun merkezi Bizans olmuştur.
b-istanbul'un Türkler tarafından fethedildiği
1453'ten sonra Rus Ortodoks Kilisesi istanbul Patrikliği
ile mücadeleye girişmiştir.
c-Rus ihtilâli (1917)'nden sonra istanbul
Ortodoks Patrikliğiyle mücadeleden vazgeçen Rus Ortodoks
Kilisesi Patriklik halini almıştır.
Ortodoks dünyasının dört büyük patrikliği (istanbul-iskenderiye,
Antakya, Kudüs) vardır. Diğer, bölgelerdeki millî
kiliseler idari yapı itibariyle bu dört patrikliğe
bağlıdır. Ortodoks Mezhebi'ni diğer Hıristiyan
mezheplerinden ayıran başlıca özellik şunlardır:
1- Patrik ruhanî başkandır.
2- Papa yanılabilir. O isa'nın vekili
değildir.
3- Ruhu'l-Kuds, Oğul yoluyla Baba'dan
çıkmıştır.
4- ilk yedi konsilde alının kararları kabul
etmek lâzımdır.
5- Ancak, Meryem, isa ve Aziz ikonlarına (37)
saygı gösterilir.
6- Her ülke ibadetini kendi diliyle yapmakta
serbesttir.
7- Günahkârlar, işledikleri günah ölçüsünde
A'râf ta bekletilirler.
8- Keşişler, piskoposlar ve patrikler
evlenemez; papazlar evlenebilir. Boşanma ancak bazı
şartlarla mümkündür.
9- Vaftizden hemen sonra Konfirmasyon
yapılmalıdır.
10- Evharistiya ayininde ekmeğe maya, şaraba
su katarlar.
11- Haç sağdan sola çıkarılır ve Haç'ın
kolları birbirine eşittir.
Kuruluş dönemlerinde bütün Doğu Ortodoks
Kiliseleri, istanbul Ortodoks Kilisesi'nin idare ve
kontrolü altında iken, daha sonraları parçalanmalar olmuş
şu kiliseler doğmuştur:
1-Süryani Ortodoks Kilisesi,
2-Rum Ortodoks Kilisesi,
3-Ermeni Ortodoks Kilisesi,
4-Rus Ortodoks Kilisesi.
Dinler Tarihçilerinin genellikle
savunduklarına göre Ortodoks Mezhebi'nin doğması, iznik
(325) ve O'nu takibeden altı Konsil'de alınan bazı
kararlar sonucunda olmuştur. (38) Ancak Ortodoksluğu kabul
edenler iznik Konsili'nde değişik fikirler ortaya atan
Arius, Nestorius vb. din büyüklerinin görüşlerine her
zaman cephe almışlardır.
Katolik mezhebi ile Ortodoks mezhebi arasında
tesbit edilebilen başlıca ayrılıklar şunlardır:
1- Katoliklere göre Ruhu'l-Kuds Baba ile
Oğul'dan, Ortodokslara göre ise Allah'ın göndermesinden
meydana gelmiştir. (39)
2- Katoliklere göre papa yanılmaz; ilâhî
kudrete sahiptir. Ortodokslara göre ise O, ruhani bir
liderdir; ilâhî bir gücü yoktur.
3- Katoliklere göre papanın iman, ibadet,
ahlâk vb. konulardaki her sözü münakaşasız kabul
edilmelidir, Ortodokslara göre ise papa da bir insandır,
yanılabilir.
3-Prostestan Mezhebi
Almanca'da "protestieren" kelimesinden alınmış
olan Protestan "itiraz, protesto, başkaldıran" anlamlarına
gelir. Protestan mezhebinin doğuşu, XVI. yüzyılda Martin
Luther (1489-1546)'in Roma Katolik Kilisesi'ne karşı;
1- Günahları bağışlamak,
2- Günahların bağışlanmasını malî bir kaynak
haline getirmek,
3- incil yorumunu kendi tekeline almak,
4- Ayin dilinin mutlaka Latince olması vb.
hususlara itirazları ile başlamıştır.
Martin Luther itirazlarına kısa zamanda
taraftar bulunca hareket hızla büyüyerek yayılmıştır. (40)
itirazcılar kendi görüşlerini çeşitli mahfillerde
açıklamak imkânı buldukça, onların fikirlerini
benimseyenler de o nisbette artarak geniş bir coğrafyaya
sahip olmuştur. Protestan mezhebine incil Kilisesi de
denir.
Protesto hareketinin yaygınlık kazanması,
reformasyonun başlaması ve çeşitli kiliselerin doğmasıyla
sonuçlanmıştır. Protestanlığa göre Allah'a ulaşabilmek
için hiçbir kilise görevlisinin aracılığına ihtiyaç
yoktur. Hıristiyan geleneğinin yakın geçmişten aldığı
şeklin bir diğer adı olan Protestanlık, kilisenin bizzat
kendi değerlendirmesine göre:
1- itirafla ilgili durum,
2- Ruhanî tavır,
3- Hıristiyanlığa daha uygun bir görünüm verme
vb. noktalarda geçmişine nisbetle yeni bir hüviyet
kazanmıştır.
Protestanlık, tarihinin belirli bir döneminde
ve bazı özel şartlar sonucunda ortaya çıkmasına rağmen,
fikir ve ruhî yapı itibariyle sadece XVI. yüzyılın mahsulü
sayılmamalıdır. Bazı Dinler Tarihçilerine göre, Protestan
reformcular ile onları takib edenler, o yüzyılda yapılan
dinî yorumlarla yeni bir gerçeği bulmak yerine, eski dinî
gelenekleri yeniden ortaya koymuşlardır. Bu bakımdan
Protestanları, kâşif değil, yenileyici olarak görmek
lâzımdır. inançlarına göre günahkâr bir kişi ancak
Tanrı'nın karşılıksız inâyetiyle kurtuluşa erebilir.
Protestan mezhebi son dört yüz yıl içinde başlıca iki dinî
tür olarak kendini göstermiştir:
1- Klasik Protestanlık,
2- Radikal Protestanlık.
1- Klasik Protestanlıkla Hıristiyanlığın
aldığı yeni şekle karşı isyan ederek kilisenin Katolik
anlamını koruyan büyük kilise sistemleri kastedilmektedir.
2- Radikal Protestanlık terimi daha çok bu
mezhebin ortaya çıkışını açıklayan olayı anlatmak için
kullanılmaktadır. Bu terim aynı zamanda dinî gruplarla
dinî düşünce ekollerini de içine almaktadır. Bu ekolün
mensupları Kitab-ı Mukaddes ile Hıristiyan kilisesinin
dinî merasim varisleri (41) olduklarını iddia etmişlerdir.
Protestanlığın ilk ifadesi Lutheryanizm'dir.
Bu terimle Martin Luther'in faaliyetleri, O'nun ruh ve
görüşüne borçlu olan Hıristiyan fikirleri ile özel
kiliseler anlaşılır. Bu ekol, kulun hayatı ve kilise
ibadeti üzerinde özellikle durmuştur.
Protestan Mezhebi'nin özellikleri şunlardır:
1-Papa da bir insandır, yanılabilir.
2-Diğer iki büyük Hıristiyan mezhebinin kabul
ettiği teslise inanırlar.
3-Kutsal kitabı yorumlamaya herkes
yetkilidir.
4-Sakramentlerden yalnız Vaftiz ve
Evharistiya'ya inanırlar.
5-Azizleri kabul etmezler.
6-Kiliselerde resim ve heykel lüzumsuzdur.
7-Haç çıkarma geleneklerine inanmazlar.
8-ibadet ve ayinleri herkes kendi diliyle
yapabilir.
9-A'râf ve ebedî ceza yoktur.
10- Meryem sıradan bir insandır; ilâhî bir
niteliği yoktur.
11-Günah çıkartma işlemi mantıksız bir
uygulamadır.
Protestan Mezhebi öncelikle kendi bünyesinde
üç ana kola ayrılmıştır:
1- Lutheryanizm,
2- Kalvinizm,
3- Anglikanizm.
1- Lutheryanizm, Protestanlığın ilk şeklidir ve Martin
Luther'in fikir ve ideallerini benimseyen özel Hıristiyan
görüşünü temsil eder. Lutheryan Kiliseleri Almanya,
Skandinav ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletlerinde daha
çok yaygındır. inançlarına göre kilise, lâik hayattan
sorumlu tutulamaz.
2- Kalvinizm,
günümüz
Protestan dünyasının ikinci ekolünü teşkil eder. Bir diğer
adı Reforme Hıristiyanlık'tır. Akımın kurucusu ve öncüsü
olan John Çivin, sıkı bir dinî tecrübeden geçmiş Fransız
asıllı, ilâhîyat sahasındaki yazılarıyla tanınmış bir
kişidir. O'nun gayesi mevcut Hıristiyanlık'ta reform
yaparak dinî başlangıçtaki, asıl haline kavuşturmaktır.
O'na göre Hıristiyanlığın topluma karşı, birtakım
görevleri olmalıdır.
3- Anglikanizm,
VIII. Henry devrinden beri ingiltere'nin Resmi
Kilisesi'dir. VIII. Henry (1491-1547) ile Papa arasındaki
bir kavgadan sonra doğmuş olan Anglikanizm'in en başta
gelen hedefi Hıristiyanlığı kendi öz niteliğine yeniden
kavuşturmaktır. Onlara göre papalık ile Presbiterianlık
arasında en azından orta bir yol olmalıdır. Bu yalnız
kilise teşkilâtı düzeyinde değil, doktriner anlamda da
gerçekleştirilmelidir.
Protestanlık bu üç ana kolun dışında ikinci
derecede diyebileceğimiz on küçük gruba daha ayrılmıştır.
Radikalizm ve
Protestanlık
Fransızca'da Radikalizm "ilim, din ve
siyasette temelden, kökten değişiklikler yapma temayülü"
anlamına gelir. Bizim burada üzerinde duracağımız
Radikalizm, Hıristiyanlık üzerinde yapılmak istenen köklü
değişikliklerle ilgilidir.
Dinler Tarihi terminolojisinde Radikal
Protestanlık terimi ile daha çok genel Protestanlık'tan
yavaş yavaş kopan ve O'ndan bağımsız olarak teşekkül eden
Hıristiyan grupları ve dinî ekolleri kastedilmektedir. Bir
bakıma bu gruplara, Reformasyon'un birtakım tartışmalardan
sonra dünyaya gelen çocukları demek mümkündür. Bunlar özel
yapı ve davranışlarından dolayı ingiltere'nin resmî
kilisesiyle uyum sağlayamamışlardır. Radikal Protestanlığı
iki grupta incelemek mümkündür:
1- Evangelik,
2- Hümanist,
Radikal Protestanlığın en önde gelen
temcilcileri Babtistler, Kongregasyonistler, Metodistler
ve Kuveykırlar'dır. Bu sayılan temsilcilerin, kendilerine
özgü farklı görünümler sergiledikleri bilinmektedir. Hatta
bu akımlardan bazıları bağımsız,Hıristiyanlıktan ayrı bir
din görünümündedir. Bununla beraber Radikal Protestanlığın
Hümanist kanadı, Hıristiyan Kilisesi'nin din tanımayan
kesimi ile özel bir şekilde ilgilenmiştir. Hümanistlerin
en büyük arzuları Hıristiyanlığın "zevk sahibi insanlara"
karşı bir değeri bulunduğunu ispat etmektedir.
Hümanistler düşüncenin en büyük rehberi olarak
vahiy yerine aklı temel almışlar onu gerçeğin başlıca
kaynağı kabul etmişlerdir. Onların baz aldığı ölçü
Hıristiyanlık vahyi değil, ilmî bir buluş, bir felsefî
ilke veya herhangi bir düşüncedir. Ancak bu akımın, gün
geçtikçe nüfuz ve değerini kaybettiği ifade edilmektedir.
Radikal Protestanlık özellikle şu ana noktalar üzerinde
durarak kimliğini kanıtlamak istemiştir:
1- Kurtuluşa ermek için isa'ya tam anlamıyla
inanmak lâzımdır.
2- Kilise'nin ve dünyanın mutlak efendisi
isa'dır.
3- Gerçek kilise isa tarafından kurulmuştur.
Kurtuluş ancak bu kilisededir.
4- isa'nın gözle görünen kişiliği incil'de
açıklanmıştır. insan yaşamı boyunca daima O'nu örnek
almalıdır.
5- Çarmıh'tan sonra dirilen isa sonsuz bir güç
ve çalışma kaynağı olmuştur.
Çağdaş Protestanlıkla meydana gelen gelişmeler
hakkında John A. Mackay şöyle diyor?
Protestanlığın henüz dinî erginliğine
erişemediğini, tarihî görevini tamamlamadığını belirtmek
gerekir. Dörtyüzyıl önce Reform hareketinde olup bitenler
bugün de hayatta, doktirinde ve kilise teşkilâtında ifade
edilmek durumundadır. Çağdaş Protestanlıkla ortaya çıkan
önemli gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz:
1-Tarihî Hıristiyan inancı yeniden
kavranmalıdır.
2-Kutsal Katolik Kilisesi gerçeği
protestanları da kuşatmalıdır.
3-Dine dayanmayan düzen ile ilgili sorumluluk
duygusunun yeniden canlanması sağlanmalıdır.
4-Evangelik Hıristiyanlığın dünya çapında
yayılması, Protestan düşünürlerin bu yolda çaba sarf
etmelerini gündeme getirmelidir.
4-Angikan
Mezhebi
Reform Hareketi'nden sonra (XVI. yüzyıl)
ingiltere'de doğmuş bir Hıristiyan ekolüdür.
Protestanlığın ingiltere'ye has şekli olan Anglikanizm,
Katolik-Protestan çatışmasında uzlaşmacı bir yol
izlemiştir. Anglikan Kilisesi, VIII. Henry'den itibaren
Roma ile olan bağlarını koparmıştır. Anglikanizm'i Kitab-ı
Mukaddes'e bağlı, kısmen reforme edilmiş bir Katolik
Mezhebi olarak görmek daha yaygındır. Papanın otoritesini
reddeden Anglikan Kilisesi, XVI. yüzyıldan beri ibadette
Latince yerine ingilizce'yi kullanır. Kilise kral ve
kraliçe tarafından temsil edilir. VAnglikan Kilise'sine
göre iki sakrament (Vaftiz, Evharistiya) esastır.
Anglikanizm XVIII. yüzyıldan itibaren Amerika, Kanada,
Avustralya, Afrika, Yeni Zelanda ve Hindistan'da
yayılmıştır.Yaklaşık 30 milyon mensubu bulunan Anglikan
Kilisesi ve Roma Katolik Kilisesi arasında II. Vatikan
Konsili (1962-1965)'nden sonra uzlaşma zemini arama
gayretlerine girişilmiştir.
Günümüzde Hıristiyanlık
Günümüzde Hıristiyanlık dünyada hemen hemen
her bölgede taraftara sahip bir dindir.Taraftar sayısı
bakımından dünyada ilk sıradadır. Özellikle Avrupa,
Amerika ve Avustralya kıtası ülkelerinde Hıristiyanlık
yaygın bir din konumundadır.
Hıristiyan ülkelerdeki Mezheplerin yoğunluğu
farklılıklar göstermektedir. Rusya, Bulgaristan,
Yunanistan gibi ülkelerde Ortodokslar ; italya, ispanya,
Paraguay, Portekiz, Vatikan gibi ülkelerde Katolikler;
isveç, Norveç, Danimarka, ABD gibi ülkelerde Protestanlar;
ingiltere 'de Anglikanlar diğer Hıristiyan mezheplerine
göre çoğunluğu oluşturmaktadırlar.
Hıristiyanlıktan kopan bazı akımların (Yehova
Şahitleri, Mormonlar, Unitaryenler, Kuveykırlar gibi)
bağımsız ayrı bir din hüviyetine bürünmesi veya ayrı bir
din gibi hareket etmeleri ve farklı Kültlerin ortaya çıkıp
yayılması Hıristiyanlığın önündeki sorunların başında
gözükmektedir. Tüm bunlara rağmen Hıristiyanlık gittikçe
taraftar sayısını arttıran ilahi bir dindir. Günümüzde
çoğunluğu Katolik olmak üzere ( % 51 – 53 ) yaklaşık
1.560.000.000 Hıristiyan yaşamaktadır.